17 Nisan 2022 Pazar

OYUNLAR ÜLKESİ

 

Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarların birinde oyunlar ülkesi adında bir yer varmış. Oyunlar ülkesinde her şey eşsizmiş. Çocuklar gökyüzündeki bulutlar gibiymiş. Hem benzerlikleri varmış hem de farklılıkları. Her birinin farklı boyları, kiloları, yaşları varmış. Kimi uzun, kimi kısa, kimi sarışın, kimi esmermiş. Mavi gözlü olanı da varmış, kahverengi gözlü olanı da. Tüm bu farklılıklara rağmen her biri birbirinden güzel ve benzersizmiş.  Çocukların farklılıklarına rağmen benzerlikleri de varmış. Her biri sevecen, arkadaş canlısı, hayvanları ve doğayı çok seven, oyunlarla hem eğlenen hem de öğrenen çocuklarmış. Bu çocukların en büyük ortak noktaları oyunlarmış. Öğrenmek istedikleri her şeyi oyunlarla öğreniyorlarmış. Bütün çocukların çok sevdiği, birlikte oyunlar oynadıkları bir de oyun arkadaşları varmış.  Oyun arkadaşları, Oyunlar ülkesindeki en bilge kişiymiş, çocukları da onlara bir şeyler öğretmeyi de çok severmiş. Diyarlarında bütün canlıların dillerini bilir, onlarla konuşurmuş. Öğrendiği her bilgiyi de oyunlarla çocuklara öğretmeye çalışırmış.

Çocuklar her gün oyun arkadaşları ile buluşur, onlara ne öğreteceğini sorarlarmış. Günlerden bir gün çocuklardan biri seslenmiş;

-Can canım, bal canım, benim oyuncanım… Bugün bize ne öğreteceksin?

+Haydi, gelin oturalım çınar ağacının gölgesine, sizlere bir bilmecem var.

Çocuklar hep birlikte oyun arkadaşlarının arkasından çınar ağacına doğru yürümeye başlamışlar. Çınar ağacı onları selamlar gibi sallamış yapraklarını… Çocuklar çınar ağacının altında ay şeklinde oturmuşlar yan yana. Oyun arkadaşları da tam karşılarına geçip oturmuş. Oyun arkadaşı çocuklara tek tek bakmış, her birinin gözlerindeki merak kendisini de heyecanlandırmış.

Oyun arkadaşı hazır mısınız diye sormuş? Çocuklar hep bir ağızdan “Evet” diye bağırmışlar.

+Benim adım iki hece, çalışırım gündüz gece? Tahmin edin bakalım bunun cevabı nedir? Demiş.

Çocuklardan biri hemen cevap vermiş. – Lamba bu kesin lamba hem iki hece hem de bazen gündüzleri de yakıyoruz demiş.  Oyun arkadaşı başını sallayarak hayır demiş.

Çocuklardan diğeri bağırmış.” Buldum. Arı cevabı hem iki hece bakın A-RI hem de arılar çok çalışkan hayvanlardır. Gece gündüz demeden bal yapmak için sürekli çalışırlar.” Demiş.

Oyun arkadaşı yine başını sallamış. Haklısın demiş. Arılar çalışkan hayvanlardır ama onlar da bazı zamanlarda dinlenir, uyurlar. Bu öyle bir şey ki hiç dinlenmiyor, uyumuyor demiş.

Çocuklar birbirine bakmaya başlamış. Hiçbiri bilmecenin cevabının ne olduğunu bilememiş.

Oyun arkadaşları çocuklara gülümsemiş, daha fazla meraklanmasınlar diye cevabı söylemiş. Bilmecenin cevabı saatmiş. Çocuklar çok şaşırmış, hiçbirinin aklına saat gelmemiş. Oyun arkadaşları ayağa kalkmış, onlara saatleri öğrenebilecekleri bir oyun oynatmaya karar vermiş.

Bütün çocuklardan ayağa kalkmalarını istemiş. Oyun arkadaşı üzerinde 1’den 12’ye kadar olan sayı olan kartonları yere yuvarlak oluşacak şekilde yerleştirmiş. Biri uzun diğeri kısa olmak üzere ok şeklinde iki karton parçasını da çocukların eline vermiş. Bunlardan uzun olan yelkovan kısa olan da akrepmiş. Sayılardan oluşan çemberin içerisine iki tane çocuk girmiş. Oyun arkadaşı dışarıda olan çocuklardan birine seslenmiş.

- Haydi, bizlere 1’den 12’ye kadar bir sayı söyle demiş.

+ Çocuk 4 demiş.

Oyun arkadaşı çemberin içinde elinde uzun ok bulunan çocuğu 4 sayısının üstüne gitmesini istemiş. Daha sonra aynı soruyu başka bir çocuğa sormuş. Çocuk 6 cevabını vermiş. Bu sefer elinde kısa ok bulunan çocuk bu sayının üzerine gitmiş. Oyun arkadaşı çocuklara doğru dönerek “bakın canlarım eğer saat bu sayıları gösteriyorsa bizler saatin 4 buçuk olduğunu anlarız. Yelkovan yani saatin uzun olan ibresi hangi sayıyı gösterirse o sayı bizlere saati, akrep yani saatin kısa olan ibresi de bizlere dakikayı gösterir” demiş. Çocuklar sırayla çemberin içinde akrep ve yelkovan oluyor, çemberin dışında kalanlar ise sayılar söyleyerek onları yönlendiriyor. Hep birlikte saatin kaç olduğunu söylüyorlarmış.

Çocuklar oyun oynayarak hem eğlenmişler hem de saatleri öğrenmişler.

 

İşte böyle küçük dostlarım. Oyunlar bizlere sadece güzel zaman geçirtmez aynı zamanda bizlere bir şeyler de öğretirler. Bir başka oynayarak öğren gününe kadar masalsı günler herkese…

 

 

 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

OYUNLAR ÜLKESİ

  Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarların birinde oyunlar ülkesi adında bir yer varmış. Oyunlar ülkesinde her şey eşsizmiş. Çocuklar gökyü...