Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarların
birinde oyunlar ülkesi adında bir yer varmış. Oyunlar ülkesinde her şey
eşsizmiş. Çocuklar gökyüzündeki bulutlar gibiymiş. Hem benzerlikleri varmış hem
de farklılıkları. Her birinin farklı boyları, kiloları, yaşları varmış. Kimi
uzun, kimi kısa, kimi sarışın, kimi esmermiş. Mavi gözlü olanı da varmış,
kahverengi gözlü olanı da. Tüm bu farklılıklara rağmen her biri birbirinden
güzel ve benzersizmiş. Çocukların
farklılıklarına rağmen benzerlikleri de varmış. Her biri sevecen, arkadaş
canlısı, hayvanları ve doğayı çok seven, oyunlarla hem eğlenen hem de öğrenen
çocuklarmış. Bu çocukların en büyük ortak noktaları oyunlarmış. Öğrenmek
istedikleri her şeyi oyunlarla öğreniyorlarmış. Bütün çocukların çok sevdiği,
birlikte oyunlar oynadıkları bir de oyun arkadaşları varmış. Oyun arkadaşları, Oyunlar ülkesindeki en bilge
kişiymiş, çocukları da onlara bir şeyler öğretmeyi de çok severmiş.
Diyarlarında bütün canlıların dillerini bilir, onlarla konuşurmuş. Öğrendiği
her bilgiyi de oyunlarla çocuklara öğretmeye çalışırmış.
Çocuklar her gün oyun arkadaşları ile
buluşur, onlara ne öğreteceğini sorarlarmış. Günlerden bir gün çocuklardan biri
seslenmiş;
-Can canım, bal canım, benim oyuncanım… Bugün
bize ne öğreteceksin?
+Haydi, gelin oturalım çınar ağacının
gölgesine, sizlere bir bilmecem var.
Çocuklar hep birlikte oyun
arkadaşlarının arkasından çınar ağacına doğru yürümeye başlamışlar. Çınar ağacı
onları selamlar gibi sallamış yapraklarını… Çocuklar çınar ağacının altında ay
şeklinde oturmuşlar yan yana. Oyun arkadaşları da tam karşılarına geçip
oturmuş. Oyun arkadaşı çocuklara tek tek bakmış, her birinin gözlerindeki merak
kendisini de heyecanlandırmış.
Oyun arkadaşı hazır mısınız diye sormuş?
Çocuklar hep bir ağızdan “Evet” diye bağırmışlar.
+Benim adım iki hece, çalışırım gündüz
gece? Tahmin edin bakalım bunun cevabı nedir? Demiş.
Çocuklardan biri hemen cevap vermiş. –
Lamba bu kesin lamba hem iki hece hem de bazen gündüzleri de yakıyoruz
demiş. Oyun arkadaşı başını sallayarak
hayır demiş.
Çocuklardan diğeri bağırmış.” Buldum.
Arı cevabı hem iki hece bakın A-RI hem de arılar çok çalışkan hayvanlardır.
Gece gündüz demeden bal yapmak için sürekli çalışırlar.” Demiş.
Oyun arkadaşı yine başını sallamış.
Haklısın demiş. Arılar çalışkan hayvanlardır ama onlar da bazı zamanlarda
dinlenir, uyurlar. Bu öyle bir şey ki hiç dinlenmiyor, uyumuyor demiş.
Çocuklar birbirine bakmaya başlamış.
Hiçbiri bilmecenin cevabının ne olduğunu bilememiş.
Oyun arkadaşları çocuklara gülümsemiş,
daha fazla meraklanmasınlar diye cevabı söylemiş. Bilmecenin cevabı saatmiş.
Çocuklar çok şaşırmış, hiçbirinin aklına saat gelmemiş. Oyun arkadaşları ayağa
kalkmış, onlara saatleri öğrenebilecekleri bir oyun oynatmaya karar vermiş.
Bütün çocuklardan ayağa kalkmalarını
istemiş. Oyun arkadaşı üzerinde 1’den 12’ye kadar olan sayı olan kartonları
yere yuvarlak oluşacak şekilde yerleştirmiş. Biri uzun diğeri kısa olmak üzere
ok şeklinde iki karton parçasını da çocukların eline vermiş. Bunlardan uzun
olan yelkovan kısa olan da akrepmiş. Sayılardan oluşan çemberin içerisine iki
tane çocuk girmiş. Oyun arkadaşı dışarıda olan çocuklardan birine seslenmiş.
- Haydi, bizlere 1’den 12’ye kadar bir
sayı söyle demiş.
+ Çocuk 4 demiş.
Oyun arkadaşı çemberin içinde elinde
uzun ok bulunan çocuğu 4 sayısının üstüne gitmesini istemiş. Daha sonra aynı
soruyu başka bir çocuğa sormuş. Çocuk 6 cevabını vermiş. Bu sefer elinde kısa ok
bulunan çocuk bu sayının üzerine gitmiş. Oyun arkadaşı çocuklara doğru dönerek “bakın
canlarım eğer saat bu sayıları gösteriyorsa bizler saatin 4 buçuk olduğunu
anlarız. Yelkovan yani saatin uzun olan ibresi hangi sayıyı gösterirse o sayı
bizlere saati, akrep yani saatin kısa olan ibresi de bizlere dakikayı gösterir”
demiş. Çocuklar sırayla çemberin içinde akrep ve yelkovan oluyor, çemberin
dışında kalanlar ise sayılar söyleyerek onları yönlendiriyor. Hep birlikte
saatin kaç olduğunu söylüyorlarmış.
Çocuklar oyun oynayarak hem eğlenmişler
hem de saatleri öğrenmişler.
İşte böyle küçük dostlarım. Oyunlar
bizlere sadece güzel zaman geçirtmez aynı zamanda bizlere bir şeyler de
öğretirler. Bir başka oynayarak öğren gününe kadar masalsı günler herkese…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder